6 Ekim 2024 Pazar

Analitik ve Sentetik Önermeler: Kavramsal Ayrım ve Felsefi Önemi

 

Felsefe ve mantık tarihinde, önerme türleri arasındaki ayrım, özellikle analitik ve sentetik önermeler arasındaki fark, büyük önem taşır. Bu ayrım, bilgi ve anlamın doğasına dair temel soruları aydınlatmaya yönelik önemli bir araçtır. Özellikle Immanuel Kant'ın felsefi çalışmalarında büyük yer tutan bu kavramlar, epistemoloji ve metafizik alanlarında derinlemesine tartışılmıştır. Devamı👉👉

A Priori ve A Posteriori Bilgi Nedir?

 

Bilgi felsefesi, insanların bilgiye nasıl ulaştıklarını ve bu bilginin doğruluk statüsünü inceler. Bu bağlamda iki temel bilgi türü olan a priori ve a posteriori bilgi önemli bir yer tutar. Bu kavramlar, özellikle epistemoloji (bilgi teorisi) alanında, bilginin kaynaklarıyla ilgili tartışmalarda sıkça kullanılır.  Devamı👉👉

3 Eylül 2024 Salı

Günlük Hayatta Felsefe


Felsefe, birçok kişi için karmaşık ve ulaşılması zor bir disiplin gibi görünebilir. Ancak, aslında günlük yaşamımızda sık sık felsefi düşüncelere başvururuz. Felsefe, büyük soruları sormak ve bu sorular üzerinde düşünmek anlamına gelir. İyi bir hayat nasıl yaşanır? Bilgi nedir ve nasıl elde edilir? Doğru ve yanlış nasıl ayırt edilir? Bu tür sorular sadece akademik ortamlarda değil, sıradan sohbetlerde bile sıkça karşımıza çıkar. Devam

28 Mayıs 2024 Salı

Felsefi Açıdan Paradigma

 Paradigma kavramı, felsefi ve bilimsel düşüncede merkezi bir yer tutar. İlk kez Thomas Kuhn tarafından "Bilimsel Devrimlerin Yapısı" adlı eserinde kapsamlı bir şekilde ele alınan bu kavram, bilimsel ve düşünsel süreçlerin nasıl işlediğini anlamamızda kritik bir rol oynar. 👉👉👉

27 Mayıs 2024 Pazartesi

Sartre’nin varoluşçuluk düşünceleri


 Jean-Paul Sartre, 20. yüzyılın en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilir ve varoluşçuluk (existentialism) akımının önde gelen isimlerinden biridir. 👉👉

26 Mayıs 2024 Pazar

Fenomenolojinin Temel İddaları


 Fenomenoloji, insanların deneyimlerini ve bu deneyimlerin bilincimizde nasıl göründüğünü inceleyen bir felsefi akımdır. Bu akım, 20. yüzyılın başlarında Alman filozof Edmund Husserl tarafından geliştirilmiştir. Fenomenolojinin temel amacı, şeylerin bilincimizde nasıl göründüğünü anlamaktır.👉👉👉

Hedonist Ahlak

Hedonizm, bireyin zevk ve mutluluk peşinde koşmasının yaşamın en yüksek amacı olduğunu savunan bir felsefi yaklaşımdır. Hedonistler, evrensel ahlak yasasının olmadığını çeşitli argümanlarla temellendirirler. 👉👉

24 Mayıs 2024 Cuma

Mantıkçı Pozitivizmin Temel İddiaları


 Mantıkçı pozitivizm, 20. yüzyılın başlarında Viyana Çevresi olarak bilinen bir grup filozof tarafından geliştirilmiş ve bilimsel bilginin doğasını ve dilin anlamını anlamaya yönelik önemli bir felsefi hareket olmuştur. 👉👉

22 Mayıs 2024 Çarşamba

Hasan Âli Yücel'in Felsefi Görüşleri

Hasan Âli Yücel, Türkiye Cumhuriyeti'nin önemli eğitimcilerinden, düşünürlerinden ve devlet adamlarından biridir. 1938-1946 yılları arasında Milli Eğitim Bakanlığı yapan Yücel, Türk eğitim sistemine getirdiği yenilikler ve felsefi düşünceleriyle tanınır. 👉👉👉

Nurettin Topçu'nun Felsefi Görüşleri

Nurettin Topçu, Türkiye'nin önde gelen filozoflarından biri olarak bilinir ve özellikle ahlak felsefesi, İslam düşüncesi ve milliyetçilik konularındaki görüşleriyle tanınır. Topçu'nun düşünceleri, geleneksel İslam felsefesi ile modern Batı düşüncesinin sentezini arayan bir çerçevede şekillenir. 👉👉👉


4 Mayıs 2024 Cumartesi

Bilimde Doğrulanabilirlik mi Yanlışlanabilirlik mi?


Bilimde doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik kavramları, bilimsel iddiaların test edilebilirliği ve güvenilirliği açısından önemlidir. Ancak, bu iki kavram arasında bazı farklılıklar bulunmaktadır. Bu makalede, bilimde doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik kavramlarını ayrıntılı bir şekilde inceleyeceğiz. Devam👉👉


Diyalektik Düşünce Bize Ne Anlatıyor?

 

Diyalektik, genellikle karşıtlıklar arasındaki ilişkiyi ve bu karşıtlıkların sürekli bir değişim içinde nasıl birbirini etkilediğini açıklamaya çalışan bir felsefi ve mantıksal yaklaşımı ifade eder. Diyalektik düşünce, tez-antitez-sentez sürecini temel alır. Bu süreçte, bir tez (bir düşünce, bir durum, bir olgu) önerilir, ardından ona karşı çıkan bir antitez (zıt bir düşünce, durum veya olgu) ortaya konur.  Devam👉👉

3 Mart 2024 Pazar

Kant'ın Maksimleri ve Pratik Yaşam

 

Bir davranış yapılmadan önce o davranışın yapılış amacı (niyeti) önemlidir. Buradaki niyet sadece ödeve uygun olarak, amacı kendisi için olan salt iyiyi (niyeti) gerçekleştirmektir. Salt iyi yasaya uygun olandır. Kant'ın bu düşüncesine ödev ahlakı (iyi niyet ahlakı) denir.  Devam👉👉


Hegel ve Marx'n Diyalektik Anlayışları Üzerine

 

Marx ve Hegel'in diyalektik anlayışları nedir? Marx gerçekten Hegel’in felsefesini ters yüz etti mi? Neden Hegel’in felsefesini baş aşağı olarak algıladı? Marx’ın Hegel eleştirisi sağlam mıydı? Marx’ın felsefesinde Hegelci izler var mıdır?

Devam👉👉

2 Mart 2024 Cumartesi

Bacon'un idolleri ne anlama geliyor? Bilimsel düşünmede etkileri nedir?

Francis Bacon'un "idoller" terimi, bilimin ve bilimsel düşüncenin gelişiminde önemli bir rol oynar. Bacon, "idoller" ile insan zihninin doğal eğilimlerini ve bilgiye ulaşmada karşılaşılan engelleri tanımlar. Bu engeller, yanıltıcı fikirler ve önyargılarla dolu olabilir ve bilimsel araştırmalarda tarafsız ve objektif bir yaklaşımı engeller. İşte Bacon'un idoller kavramının bilimsel düşünme üzerindeki etkilerini detaylı bir şekilde değerlendiren bir analiz: Devam👉👉

Bilginin Kaynağı Konusunda Rasyonalizm Mi? Empirizm Mi?

 Bilginin kaynağı konusunda Rasyonalizm ve Empirizm arasındaki tartışma, felsefi düşünce tarihinde önemli bir yer tutar. Her iki yaklaşım da bilginin kökeni, doğası ve elde edilme yöntemleri konusunda farklı perspektifler sunar. Detaylı bir analiz için her iki yaklaşımın tarihsel geçmişini, temel prensiplerini ve günümüzdeki etkilerini inceleyelim: Devam👉👉

İbn-i Haldun Mukaddime'de Bize Ne Anlatıyor?

 

İbn-i Haldun Mukaddimede bize ne anlatıyor? Günümüze ne katkısı vardır?

İbn-i Haldun'un "Mukaddime" adlı eseri, tarih felsefesi ve toplum bilimi alanında önemli bir yapıttır. Günümüze kadar birçok alanda etkisi devam etmiştir. İşte "Mukaddime"nin özetle aktardığı önemli kavramlar ve günümüze katkıları:

Devam👉👉

Septiklerin Dediği Gibi Duyular Bizi Yanıltıyorsa Ne Yapmalıyız?

Duyuların Bizi Yanıltıp Yanıltmadığı Sorusu: Bir İnceleme

Duyuların insan algısında ne kadar güvenilir olduğu konusu, filozoflar ve bilim insanları arasında uzun bir süredir tartışılan bir konudur. Bazıları, duyuların bizi çoğu zaman yanıltabileceğini savunurken, diğerleri duyuların temel bir bilgi kaynağı olduğunu ve genellikle güvenilir olduğunu iddia etmektedir. Devam 👉👉

Thomas Hobbes'un Toplumsal Sözleşme Görüşü: Egemen Bir Otorite Olmalı Mı?

 

Thomas Hobbes, 17. yüzyıl İngiliz filozofları arasında önemli bir yere sahip olup, siyaset felsefesi üzerine önemli çalışmalar yapmıştır. En ünlü eseri olan "Leviathan"da, toplumsal sözleşme kuramını ileri sürmüş ve insanların doğal durumunu ele almıştır. Devam👉👉

Niccolò Machiavelli'nin Devlet Yönetimi Görüşü: Amaç İçin Her Yol Mübah Mıdır?


 Niccolò Machiavelli, Rönesans döneminin önde gelen politik düşünürlerinden biridir ve en çok "Prens" adlı eseriyle tanınır. Machiavelli'nin devlet yönetimi konusundaki görüşleri, çağları aşarak hala tartışılan ve incelenen bir konudur..

Devam👉👉

17 Şubat 2024 Cumartesi

Rönesans Döneminde Bilim

Prof. Dr. Hüseyin Gazi Topdemir Tubitak e-Dergi
Rönesans, diğer bütün özelliklerinin yanı sıra Ortaçağ’ın düşünsel yapısına bir başkaldırıdır. Ortaçağ’ın karakteristik özelliklerinden biri yeniliklere karşı duyulan korkuydu. Rönesans yeniliklere karşı daha hoşgörülü olmuştur. Bilim alanında yapılan yenilikler ise devrim niteliğindedir. Tarihte hiç bir şey bilimsel bilginin gelişimi kadar çağ açıcı olmamıştır; her türlü toplumsal gelişimin kökeninde bilim bulunur. Rönesans döneminin bilim insanı yeni bir bakış değil, yeni bir oluşum ortaya koymuştur. Bu yüzden bilimde ortaya çıkan yeniliklere, yeniden doğuştan da öte gerçek doğuş demek gerekir. Devamı 👉

İslam Rönesans ve Aydınlanma

 Yrd. Doç. Dr. Hasan Aydın OMÜ Eğitim Fakültesi

“İslam, Rönesans ve Aydınlanma ilişkisi üzerine odaklanan bu makale, üç soruya yanıt bulmaya çalışmaktadır: İlki, A. Mez, J. L. Kramer, M. Arkoun gibi modern düşünürlerce ileri sürülen İslam Rönesans’ı deyişini kullanmak ne ölçüde doğrudur? İkincisi, Batı’da Rönesans’ın doğuşunda İslam dünyasından yapılan çevirilerin işlevi ya da işlevleri nelerdir? Üçüncüsü ise, İslam dünyasında Batı’dakine benzer bir bilimsel Aydınlanma neden gerçekleşmemiştir? Ya da Beyt el-Hikme’de yürütülen çeviri etkinliği ile önemli bir düşünsel mirasa ve düşünsel çoğulculuğa sahip olan ve onu işleyerek geliştiren İslam dünyasında, belli bir süre sonra neden ‘akıl tutulması’ yaşanmıştır? Bu üç soruya verilecek yanıtlar, ideolojik tutamaklara sahip Batı merkezcilik ile Doğu merkezciliği eleştirel-bilimsel bir süzgeçten geçirmek için yaşamsal öneme sahiptir.” Devam 👉