Bu yaz o yaz evlat.
"Başarı bir tercihtir."
Bu cümleyi ilk duyduğumda kulağa ne kadar sert geldiğini hatırlıyorum. Çünkü hepimiz hayatın adil olmadığını biliyoruz. Ama yıllar geçtikçe şunu gördüm: Her şey elimizde olmasa da, elimizde olan o küçük alanda yaptığımız seçimler, hayatımızın büyük bir kısmını belirliyor. Özellikle yaz tatili gibi uzun ve sessiz zaman dilimleri, bu seçimlerin meyvelerini en net şekilde görebileceğimiz dönemlerdir.
İtiraf edeyim, ben de bir öğrenciyken yaz tatillerimin büyük bir kısmını "hiçbir şey yapmadan" geçirdiğim zamanlar oldu. Geç yatmalar, öğlene kadar uyumalar, saatlerce ekrana bakmalar… diyemeyeceğim bizimki köylük yerdi. Ailenin ekonomisine katkı için elimizden geldiğince bağ bahçe işlerinde çalıştık. Ve her Eylül ayında okul başladığında içimde o hafif pişmanlık hissi—"Keşke şu kitabı okusaydım, keşke şu işi öğrenseydim." Dinlenmek elbette şart. Yoğun geçen bir eğitim yılının ardından zihnin ve bedenin nefes almaya ihtiyacı var. Ama tatili sadece tüketerek geçirmek, geleceğine yapabileceğin en büyük kötülüklerden biridir unutma.
Bugün üniversite mezunu olmak hiç olmadığı kadar kolay. Diplomalar çoğaldı, ama iş dünyasının ve hayatın aradığı şey sadece o kağıt parçası değil artık. İletişim kurabilen, sorun çözen, sorumluluk alan, ekip ruhu taşıyan, merak eden ve kendini sürekli yenileyen insanlara ihtiyaç var. Bu beceriler ders kitaplarında yazmaz, sınavlarda ölçülmez. Bunlar hayatın içinde, pratikle kazanılır. İşte yaz tatili, tam da bunları geliştirmek için biçilmiş kaftan. Mümkünse bir yerlerde çalış.
Küçük ama değerli öneriler verelim;
Kitaplarla arkadaş ol. Her gün sadece 20 sayfa oku. Roman, kişisel gelişim, tarih, bilim ne okuduğun çok önemli değil, okuma alışkanlığı kazanman önemli. Yaz sonunda 10 kitap bitirmiş olursun. Bu, seni sınıfındaki çoğu kişiden çok daha farklı bir yere taşıyacaktır.
Yeni bir beceri öğren. Hiç yazılım öğrenmek istedin mi? Ya da gitar çalmak, yemek yapmak, drone uçurmak, fotoğrafçılık? YouTube'da her şeyin dersi var. Günde 30 dakika ayırarak üç ayda bir enstrüman çalmayı öğrenebilir, temel düzeyde bir yazılım diline hakim olabilir veya harika yemekler yapabilirsin. Neden olmasın.
Bedene yatırım yap. Yaz, spor yapmak için en güzel zaman. Yüzmeyi öğren, bisiklet sür, sabah yürüyüşleri yap, evde basit egzersizlerle başla. Fiziksel aktivite sadece vücudunu değil, zihnini de güçlendirir. Düzenli spor yapan bir genç, daha odaklı, daha enerjik ve daha özgüvenlidir. Sağlam kafa için sağlam vücut önemli!
Gönüllü ol. Bir hayvan barınağına git, yaşlı bir komşuna alışverişinde yardım et, gönüllü faaliyetleri yürüten kuruluşları araştır. Başkalarına fayda sağlamak, kendini değerli hissetmenin en sağlam yollarından biridir. Ve bu deneyimler, ileride iş başvurularında seni diğerlerinden ayıracak hikâyelerdir. İletişim becerilerine katkı sağlayacaktır.
Aile büyüklerine vakit ayır. Dedeni, nineni ziyaret et, onların gençlik hikâyelerini dinle. O anlattıkları tarih kitaplarında yoktur. Hem onlara iyi gelirsin hem de kendi köklerini öğrenmiş olursun. İleride bu anları çok özleyeceksin evlat. İnsaları da ağaçlar gibi kökleri ayakta tutar. İnsan olarak tek değerli hissettiğin yerdir aile yaslan onlara.
Bir enstrüman dene. Piyano, gitar, bağlama, keman… Müzik, beynin iki yarım küresini aynı anda çalıştırır. Duyguları ifade etmenin, stresi atmanın en sağlıklı yollarından biridir. Hatta günde 20 dakika pratikle yaz sonunda basit bir şarkı çalabilecek duruma gelebilirsin.
Günlük tut. Her akşam o gün ne yaptığını, hissettiklerini, öğrendiklerini yaz. Bu, kendini tanımanın ve düşüncelerini düzenlemenin en etkili yöntemidir. Aylar sonra geri dönüp okuduğunda, ne kadar yol aldığını görmek seni şaşırtacak. İyi bir terapidir unutma. Üstelik bedava.
Bağ bahçe işleriyle uğraş. Eğer imkânın varsa bir bitki yetiştir, domates ek, kaz, sula bunları düzenli yap. Büyüklerine yardım et. Aile eşrafında toprakla uğraşan varsa yanlarından ayrılma. Toprakla uğraşmak insanı sakinleştirir, sabrı öğretir ve sorumluluk bilincini güçlendirir.
Ve şu akademik kısmı da unutma: Yaz tatili, öğrendiklerinin tamamen silinmesine de neden olabilir. Beynimiz, kullanmadığı bilgileri zamanla arşivlerin derinliklerine kaldırır. Bu yüzden yıl içinde öğrendiklerini canlı tutmak çok önemli. Her gün sadece yarım saat ayırıp okuma yapabilir, haftada iki gün 20-30 soru çözebilirsin. Bu küçük dokunuşlar, Eylül geldiğinde sınıfın ilerisinde başlamanı sağlar. Unutma, başarı maratonunda son haftalardaki deparlar yetmez, düzenli adımlar kazandırır. Her şeyde olduğu gibi. Rutinler önemli!!
Yaz tatili, adı üstünde iki yolun kavşağıdır. Birinci yol, zamanın akıp gittiğini fark etmeden tükettiğin alışkanlıklara çıkar. Diğer yol, başlangıçta biraz daha zahmetli gelse de, seni her gün biraz daha geliştirir, olgunlaştırır ve geleceğine hazırlar.
Bu ikinci yolu seçenlere ne mi olur? Yaz sonunda sadece dinlenmiş değil, aynı zamanda daha donanımlı bir insan olarak uyanırlar. Okul başladığında "Ne yaptın tatilde?" sorusuna utançla değil, gururla cevap verirler.
Peki sen hangi yoldasın?
Kendine bir iyilik yap: Bugünden itibaren küçük ama sağlam bir alışkanlıklar başlat. Rutinler önemli !! Yarım saat erken kalk. Bir sayfa yazı yaz. Bir video izleyip öğren. Artık YouTube kanalları çok etkili.. Birine iyilik et. Çünkü üç ay sonra, bugün başladığın o küçük adımın sana neler kazandırdığına şaşıracaksın.
Geleceğin, bugün yaptığın tercihlerin toplamıdır. Ve bu yaz, o tercihleri yapmak için işte zaman tam o zaman..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder